Sürekli gelişen teknoloji yaşantımızda birçok kolaylık sağlıyor. Bu durum sanatın her dalında geçerli. Özelikle de müzik alanında uçsuz bucaksız imkânlar sunuyor. İşleri o kadar basitleştiriyor ki insanları üretime teşvik ediyor diyebiliriz. Herkesi her şeyi yapabiliyor hale getiriyor. Bu noktada ne istediğini bilmek ve yapılan seçimler çok önemli. Ne kadar çok şey ürettiğin değil, kendin olanı yani özgün olanı bulabilmek esas olan.
Kişilerin içinde olduğu toplumlar, onların yaptığı işlerde büyük rol oynar. Sanatçının da beslendiği şeylerden biride yaşadığı toplumdur. Öyle ki yaşadığı toplumdaki sosyokültürel yapı, ekonomik durum, coğrafi konum, gelişmişlik düzeyi, devlet yapısı gibi etkenler sanatçının kimliğinin oluşmasındaki en büyük etkenlerdir. Bu etkenler, sanatçının yaptığı çalışmalara, vizyonuna ve hayatına doğrudan yön verir. Örneğin brit tarzı müzikte İngilizlerin, Blues müziğinde Amerikalıların, Türk halk müziğinde Türklerin daha baskın ve başarılı olması gibi… Ama yine de bu bir kıstas olamaz. Sanatçının beslendiği bir diğer unsurda eğitimi ve bilgi birikimidir. İyi bir eğitim ve yıllar boyu yapılan doğru çalışmalar sanatçının kariyerine en doğru şekilde yön verecektir. Tüm bu çalışmaları yaparken sanatçı bir şekilde ürettiği eserlerin de bir birine benzememesine özen gösterilmelidir. Böylelikle kendini tekrarlamış olmaz. Yapılan doğru seçimler, verilen özgünlük duygusu, atılan doğru adımlar, işin iyi yapılması, kararlı hareket edilmesi, sanatçının meslektaşlarıyla arasında anlaşılır bir farka sebep olacaktır. Bu da bu işi yapan herkesin ulaşmak istediği ve olmak istediği noktadır. Tüm bunlara örnek vermek gerekirse Pink Floyd’u ele alabiliriz. Grup birçok ilke imza atmıştır. Günümüzde bile grubun etkileri hala sürmektedir. Phychedelic rock tarzının ilk örneklerinden olan bu grup ilk defa müzik de tape delay kullanmıştır. Bu da grubun vizyonun genişlemesine, yeni ufuklar açılmasına neden olmuştur. Daha sonraki zamanlarda tape delay yani kendini tekrarlayan sesler sayesinde disko müziğinin temelleri atılmıştır. Ve günümüz müziğine kadar gelişerek gelmiştir. Kısacası grup bu aleti seçerek önemli bir seçimde yapmış oldu. Niye tape delay diye sorulduğunda da verecekleri cevap; kafamızdaki yapmak istediğimiz müziğin en önemli paçalarından biriydi şeklinde olurdu. Bu da onların seçimiydi. Sanat yaşantıları boyunca genellikle doğru adımlar attılar ve doğru seçimlerde bulundular başarıyı yakaladılar ve efsane olmayı başardılar. Ama seçimler ve kararlar her zaman doğru alınamaz. Sanatçı bunu kendine avantaj haline getirip, sanat hayatı boyunca her yapacağı yanlış seçim ve kararı, bir sonraki yapacağı işte daha başarılı olup, istediği şeye daha da fazla yaklaşmasını sağlayacaktır. Bu durum sanatçıyı güçlendirecektir de. Olaylar karşısında düzgün düşünebilmeyi ve karar almayı bilecektir. Tüm bunların yanı sıra sanatçının kendini topluma kabul ettirme sürecide çok önemlidir. Bu süreçte yapılacak fazla bir şey yok. Alınan kararların ve seçimlerin ortaya çıkacak esersin toplum üzerinde nasıl bir etki bıkacağını iyi gözlemlenmelidir. Bu durum toplumda kalıcı olabilmekle doğru orantılıdır. Ne kadar çok bilinir ve anlaşılabilinirse yapılan iş o kadar iyi etki bırakır toplum üstünde. Sanatçı bunu baz alarak özgünlüğünü ve farklılığını kaybetmeden yapacağı sonraki işlerde kendine yön de verebilir. Seçimlerini, kararlarını, yapacağı işleri de kafasında şekillendirebilir böylece.
Tüm bu karar aşaması, seçimler, farklı olabilme çabası, özgün olabilmek sanatçının yaşamı boyunca karşılaşacağı belli başlı durumlar. Sanatçı kendini ne kadar çok tanır ve yaptığı işte ne kadar samimi olursa bir şeyleri başarmaya da o kadar yaklaşmış olur. Tüm bunlar seçimlerinizin ne kadar çok siz, yani kendiniz olduğuyla alakalıdır.
