12 Ocak 2010 Salı

Üretim ve Etkileşim

Sürekli gelişen teknoloji yaşantımızda birçok kolaylık sağlıyor. Bu durum sanatın her dalında geçerli. Özelikle de müzik alanında uçsuz bucaksız imkânlar sunuyor. İşleri o kadar basitleştiriyor ki insanları üretime teşvik ediyor diyebiliriz. Herkesi her şeyi yapabiliyor hale getiriyor. Bu noktada ne istediğini bilmek ve yapılan seçimler çok önemli. Ne kadar çok şey ürettiğin değil, kendin olanı yani özgün olanı bulabilmek esas olan.

Kişilerin içinde olduğu toplumlar, onların yaptığı işlerde büyük rol oynar. Sanatçının da beslendiği şeylerden biride yaşadığı toplumdur. Öyle ki yaşadığı toplumdaki sosyokültürel yapı, ekonomik durum, coğrafi konum, gelişmişlik düzeyi, devlet yapısı gibi etkenler sanatçının kimliğinin oluşmasındaki en büyük etkenlerdir. Bu etkenler, sanatçının yaptığı çalışmalara, vizyonuna ve hayatına doğrudan yön verir. Örneğin brit tarzı müzikte İngilizlerin, Blues müziğinde Amerikalıların, Türk halk müziğinde Türklerin daha baskın ve başarılı olması gibi… Ama yine de bu bir kıstas olamaz. Sanatçının beslendiği bir diğer unsurda eğitimi ve bilgi birikimidir. İyi bir eğitim ve yıllar boyu yapılan doğru çalışmalar sanatçının kariyerine en doğru şekilde yön verecektir. Tüm bu çalışmaları yaparken sanatçı bir şekilde ürettiği eserlerin de bir birine benzememesine özen gösterilmelidir. Böylelikle kendini tekrarlamış olmaz. Yapılan doğru seçimler, verilen özgünlük duygusu, atılan doğru adımlar, işin iyi yapılması, kararlı hareket edilmesi, sanatçının meslektaşlarıyla arasında anlaşılır bir farka sebep olacaktır. Bu da bu işi yapan herkesin ulaşmak istediği ve olmak istediği noktadır. Tüm bunlara örnek vermek gerekirse Pink Floyd’u ele alabiliriz. Grup birçok ilke imza atmıştır. Günümüzde bile grubun etkileri hala sürmektedir. Phychedelic rock tarzının ilk örneklerinden olan bu grup ilk defa müzik de tape delay kullanmıştır. Bu da grubun vizyonun genişlemesine, yeni ufuklar açılmasına neden olmuştur. Daha sonraki zamanlarda tape delay yani kendini tekrarlayan sesler sayesinde disko müziğinin temelleri atılmıştır. Ve günümüz müziğine kadar gelişerek gelmiştir. Kısacası grup bu aleti seçerek önemli bir seçimde yapmış oldu. Niye tape delay diye sorulduğunda da verecekleri cevap; kafamızdaki yapmak istediğimiz müziğin en önemli paçalarından biriydi şeklinde olurdu. Bu da onların seçimiydi. Sanat yaşantıları boyunca genellikle doğru adımlar attılar ve doğru seçimlerde bulundular başarıyı yakaladılar ve efsane olmayı başardılar. Ama seçimler ve kararlar her zaman doğru alınamaz. Sanatçı bunu kendine avantaj haline getirip, sanat hayatı boyunca her yapacağı yanlış seçim ve kararı, bir sonraki yapacağı işte daha başarılı olup, istediği şeye daha da fazla yaklaşmasını sağlayacaktır. Bu durum sanatçıyı güçlendirecektir de. Olaylar karşısında düzgün düşünebilmeyi ve karar almayı bilecektir. Tüm bunların yanı sıra sanatçının kendini topluma kabul ettirme sürecide çok önemlidir. Bu süreçte yapılacak fazla bir şey yok. Alınan kararların ve seçimlerin ortaya çıkacak esersin toplum üzerinde nasıl bir etki bıkacağını iyi gözlemlenmelidir. Bu durum toplumda kalıcı olabilmekle doğru orantılıdır. Ne kadar çok bilinir ve anlaşılabilinirse yapılan iş o kadar iyi etki bırakır toplum üstünde. Sanatçı bunu baz alarak özgünlüğünü ve farklılığını kaybetmeden yapacağı sonraki işlerde kendine yön de verebilir. Seçimlerini, kararlarını, yapacağı işleri de kafasında şekillendirebilir böylece.

Tüm bu karar aşaması, seçimler, farklı olabilme çabası, özgün olabilmek sanatçının yaşamı boyunca karşılaşacağı belli başlı durumlar. Sanatçı kendini ne kadar çok tanır ve yaptığı işte ne kadar samimi olursa bir şeyleri başarmaya da o kadar yaklaşmış olur. Tüm bunlar seçimlerinizin ne kadar çok siz, yani kendiniz olduğuyla alakalıdır.

17 Kasım 2008 Pazartesi

Basların Efendisi 'Fender Precision Bass'

Leo Fender bu bas gitarı tasarladığına heralde bukadar efsane olucağını tahmin etmemişti.50'li yıllardan beri hala kullanılmakta olan bu basın sırrı neydi? Hemde ilk seri üretilen bas gitar olmasına rağmen.
Bu soruya cevap bulmak o kadar kolay değil.Biraz geçmişe dönersek belki bu konuya dair bişeyler bulabiliriz.
Precision bas döneminden önce genelde kontrbas kullanılmaktaydı.Hem yapı itibariyle hem de kullanım şekliyle (akustik bir ensturuman olması) biraz hantaldı.Bu aşamada kontrbasın yerini tutabilecek, elektronik ve entonasyona sahip yani perdeli bi ensturuman üretmek gerekiyordu.O dönemde Leo Fender ürettiği telecaster modelini bu şekilde biraz kopya çekerek basa uyarladı.
Yapı olarak(gövde ve sap) incelediğimizde ilk başta dediğimiz gibi fender telecaster modelini örnek aldı.1954 yılındada(günümüzde de en çok kullanılan)stratocaster modeli örnek alınarak üretilmeye devam edildi.Bugün her iki model üretilmeye devam ediliyor.
Teknik özelliklerine baktığımızda bence bu bası bas yapan esas özelliği ağaç tonunu net bir şekilde alabilmemiz sanırım. Yani gövde ağacı oldukça güzel(ash ve alder).c shape neck kullnanılmış oldukca kalındır;genişlik ise eşikte 44.5 yaklaşık 5 telli bass kadar.Manyetikler ise single-coil'dir.
Oldukça basit olan bu basın çok karakteristik bir tonu vardır.Sıcak ve bir o kadar yırtıcı.Hatta tabiri caizse kütür kütür gelir ve hemen aradan sıyrılır.Birçok ünlü grup kayıtlarında ve canlı performanslarında hala bu bası kullanmakta.Sting,Zz top,Iron Maiden,Oasis,Arctic Monkeys,Jamiroquai,Coldplay,Radiohead,Dire Straits,Jimi Hendrix Experience,Medeski Martin Wood,Travis,U2,Stevie Ray Vaughan and Double Trouble...Bu basın tonunu net bir şekilde duyabileceğimiz gruplardan sadece bir kaçı.
Türkiye'de kıvılcım müzik tarafından ithalatı yapılan fender p bass'ın deluxe,american deluxe,vintage reissue series,american ve mexico modelleri bulunmakta.Ayrıca piyasada azda olsa orjinal vintage modelleri bulunmakta.50's 60's 70's bu basların en şahane üretildiği yıllar.Bunda sanırım yapılan işin handmade olması çok büyük bi faktör.Ayrıca eski oldukları içinde gövede de kullanılan ağaç kurumuş oluyo.Bu da basımızın tonuna ayrı bir güzellik katıyo .Fiyat olarak biraz yüksek olsalarda verdiğiniz paraya değicektir...

29 Ekim 2008 Çarşamba

Medeski Martin Wood'un son albümü Radiolarians 1

Eskiden punk yapıyolarmış gibi söylentiler dolaşsada ortalıkta christopher barry wood’un kontrbasına diğecek bişey bulamıyorum gerçekten olağan üstü yaratıcı ve groovelu.Önceki albümlere göre şarkılarda daha deneysel ve psychedelic bir hava var.Medeski Martin Wood’un fantazileride diyebiliriz.Pek normal kafayla yapılcak şarkılar değil onu anlıyorum dinlediğimde.yine güzel ve keyifli bir albüm otrtaya koymuşlar



Lettuce'ın yeni albümü çıktı Rage!

Bir önceki albümden farklı bir sound ve tarz yakalamayı başarmışlar ayrıca kayıt kaliteside dinleyenleri baya tatmin ediyo.Rage! afro funk tarzında bazı şarkılar 90's soundunda.albümde kulağa çarpan ilk şeylerden biride baslar oluyo. basçı,albümü dinlediğinizde anlıcaksınız,groovelu ve hissiyatlı çalıyor ve klasik eski funk bas soundunuda veriyo.Erick Coomes'inBas gitar olarak fender vintage jazzbass ve precisionbass kullanmasıda olaya ayrı bi güzellik katmış. rage!de soulive'dan tanıdığımız gitarist Eric Krasno,klavyeci Neal Evans ve tabi sax Sam Kininger var ;ayrıca 2 şarkıya Dwele eşlik ediyo.Bence gayet başarılı bir albüm ortaya çıkmış şiddetle tavsiye ediyorum..

Bastan savma bas içerikli müzik birimi

Bas gitar türleri,müzik türlerindeki kullanım alanları,sound teknikleri,groove,yeni çıkan albümler,programlar,müzik haberleri vs. paylaşılan site...